Sosyal Medya Denemeleri Yapıyorum Bu Sıralar

Bu dönem başlattığım yeni bir yüksek lisans dersim var. Adı, “İnternet, Sosyal Medya Ve Sanat”. Aslında oldukça geniş içerikli bir ders. Heyecan duyduğum bir ders. Sonuçlarını görmek istediğim bir ders.

Bu dersin bir parçası da sanatçının sosyal medyayı nasıl kullanması gerektiği ile ilgili. Bu bağlamda elbette pek çok kaynaktan beslenmiş olmama rağmen gene de denemeler yapma ihtiyacı hissettim. Sonuçlarını merak ettim.  Çünkü okuduklarım yabancı kaynaklardı ve kendi ülkelerinin koşullarına göre hazırlanmış ya da çözümlenmiş bilgiler idi. Bizim ülkede nasıl bir sonuç alabileceğimi denemek istedim.

Bu bağlamda, başladım denemeye (belki facebook arkadaşlarım bu sıra paylaşımlarımın arttığını fark etmiştir.)

Nasıl mı yaptım? Şöyle: 

Feedly ile takip ettiğim internet dünyasından elde ettiklerimi, sosyal medyadan paylaşıyorum. Bunu yaparken paylaşımlarıma kaç kere tıklandığını gözlemlemek için bitly’i kullanıyorum. Ama zamanlama içinde buffer’ı. Örneğin, feedly’den ilginç bulduğum ve kaydettiğim bir içeriği, bitly’de atıyor, kısa yolunu alıyor ve o kısa yolu, ne bileyim, pazar günü saat 14’de yayınlanması için buffer’a programlıyorum. İçerik yayımlandığında, bitly’e geri gidiyor ve kaç kişinin tıkladığına/görüntülediğine bakıyorum.

Ama öncelikle deneme yaptığım insan kitlesi kim. Bu çok Önemli. Deneme yaptığım kitle benim arkadaş kitlem. Bu kitle ise büyük oranda sanat öğrencileri, sanatçılar ve sanatla ilgisi olan insanlardan oluşuyor.  Başka bir deyişle kültürle ilgili insanlar çoğunlukla.

Deneme yaptığım kanal ise Facebook, Twitter ve G+.

Sonuçlar şu şekilde:

Hız çok önemli. İnsanlar oturup video izlemek istemiyor. Yazı okumak istemiyor. (büyük çoğunluk için konuşuyorum, istisnalar ayrı). Bir bakışta kolayca anlamak ve yenisine geçip gitmek istiyor. Dolayısıyla derinlikten ve okumadan bahsedemeyiz. Hele bir de buna okumayan bir toplum olduğumuz gerçeği de eklenince… Yaptığım denemelerin en kesin ve önemli sonucu budur diyebilirim.

Yabancı dil sorunu, bu ülkenin önünde gerçekten büyük bir engel. Yabancı dil olmadığı için, yabancı dilden yaptığım paylaşımlar neredeyse hiç tıklanmıyor.

Resim ile beraber yapılan paylaşımların daha görünür olduğu kesin bir sonuç. Resim ile kısa bir yazı en etkili paylaşım yöntemi. Sözcüklerle yapılmış bir durum güncellemesi neredeyse görünmüyor bile.

Paylaşım yapmanın zamanlaması kısmı, yabancı kaynaklardan gördüğüm ile bire bir örtüşüyor. Hafta sonu paylaşımlarının hafta içi paylaşımlarından %18 daha fazla görülmesi gibi.

En çok tıklanan şeyler ise ezici bir şekilde gündelik fotoğraflar. Video değil, fotoğraflar. Ama bu fotoğraflar sağdan soldan toplanıp paylaşılan fotolar değil, daha ziyade benimle ilgili olan ya da yaptığım çalışmaları oluştururken çekilmiş fotoğraflarım. Daha da çok tıklanan fotoğraflarım ise genellikle sergilerde arkadaşlarla çekilmiş fotoğraflar.

Bunlar genel sonuçlar.

not: Bunlar çok ama çok genellenmiş sonuçlar. Her sonucun detayı aslında çok daha farklı gerçekliklere sahip. Vakit bulup da yazabilirsem daha anlaşılır olacak ve soru işaretleri de gitmiş olacaktır.

Reklamlar

Yorumlarınızı Bekliyorum...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s