Yazıcılar Bir Devrim Yaratıyor Farkında Mısınız?


Bilgisayar yazıcıları bir devrim yaratıyor farkında mısınız? Değilseniz fark etmeniz için bu yazıyı okumanızı öneririm, zira insanlık tarihinin en ilginç dönüm noktalarından birinde olduğumuzu sanıyorum.

Bu sıralar bir belgesele sardırdım. İlginç bir belgesel. NTV’de yayınlanıyor. Bende tvyo üzerinden takip ediyorum.  Oldukça ilginç bir belgesel: “Büyük Dünya Tarihi”. Elbette malumumuz olan şeyleri anlatıyor ama çok ilginç ve bilmediğimiz pek çok kişisel öykü üzerinden anlatıyor. İzlemenizi tavsiye ederim.

Hauser’e göre: İnsanlık 4 önemli değişim geçirir. Bunlar sırasıyla, ilkel dönem,yerleşik dönem, Aydınlanma dönemi ve teknoloji çağı.  Her dönem kendi yaşam koşullarına göre kültür üretmiştir.

İçinde yaşadığımız teknolojik dönem ise çok kısa zamanda yep yeni şeylere gebe olan, insan hayatının ve alışkanlıklarının hızla değiştiği bir dönemdir. İletişim çağıdır. İnternet çağıdır. Ancak şu sıralar bu iletişim çağı içinde (bir alt başlık olarak) dijital üretim çağı söz konusu olmaya başladı. Bu da elbette 3 boyutlu baskı yapabilen printerlar sayesinde oluyor/olacak.

Ben 3 boyutlu yazıcı ve tarayıcıları duyduğumda (seneler önce) çok heyecanlanmıştım. Biraz zaman sonra da İstanbul’da katıldığım bir fuarda görme şansım olmuş ve çok etkilenmiştim. (yanlış anlaşılmasın aletten etkilenmedim elbet, o aletle yapılabileceklerin hayali beni etkiledi). Bu aletin operatörü, bir pet şişeyi aldı. kırıştırdı, buruşturdu, okuyucunun içine koydu. Okuyucu çalıştı ve bunu bilgisayar sanal gerçekliğine üç boyutlu olarak aldı. Sonrasında operatör, bu biçimi evirdi çevirdi, yeni bir şekil yarattı ve bas dedi. Makine, ucunda öğütücü uçlara sahipti, bir strafor parçasını, milimetrik olarak, ekrandaki şekile dönüştürdü. Sonrasında da o parçanın kalıplarını bastı. Bu çok etkileyici bir şeydi benim için. Ardından hemen bölüme döndüm. Tam da o sıralar, bir araştırma projesi yapılıyordu bölüm için. Ben de bu aletten alınmasını istedim. Fiyatı, neredeyse bir araba fiyatıydı. 12.000$. Ekledik. Ama proje olmadı. Aleti alamadık. Ama hayallerim hiç bitmedi. Uzun süre de o hayallerimi bir tarafa koydum ama çok yakında öğrendim ki, bu aletler, tıpkı bilgisayarlar gibi fiyatı düşmüş, kişisel baskı makinelerine dönüşmüş. Bu gün gördüğüm bir alet, 2000$ civarında bir fiyatta. Diğerlerlerine de baktım. Hep ev modelleri çıkmış ki fiyatlar gene bu seviyelerde. Gene gözüm döndü ister istemez. Yine bu aletlere sardırmaya başladım.

3 boyutlu yazıcıların bu şekilde eve girmeye başlamaları ilginç. Düşünsenize eve ilk giren printer bizim için ne kadar güzel bir şeydi. (ama kağıt kullanımımızı arttırdığı da bir gerçek.)  Şimdi ise üç boyutlu yazıcı gelecek. (dünyadaki plastik çöp yığınlarına yeni ve çok daha büyük bir boyutlu çöp yığınları ekleyeceğini ön görmek çok da zor değil). Artık, bir kolye mi lazım, bas, kül tablası mı lazım, bas, abajur kafası mı lazım, bas.  Düşünsenize çok ilginç bir gelişme bu. Kendi takımı, kendi abajurumu, kendi kül tablamı, kendim tasarlayacağım ve birkaç saat içinde elimde olacak, kullanmaya başlayacağım. Hiç de fena bir durum değil bu aslında.Bakın nasıl çalışıyor:

Sadece bu kadarla da sınırlı kaldığını sanmayın. Yapay et üretilmeye başlandığını haberlerden duymuşsunuzdur. Ne de olsa artık insanlık olarak DNA şifrelerini tam olarak çözdük. Artık, her türlü organik yapıyı ve zombileri(!) oluşturma potansiyeline sahibiz. Yapay et olayı da aslında 3 boyutlu printerlar ile yapılıyor. Genetik malzeme, kartuşların içinde ve istenilen şekilde basılıyor ve et ortaya çıkıyor. (tam teknik detayları bilmiyorum ama bu şekilde çalıştıklarını okumuştum bir yerlerde)

E Eti basan, doku da basar. Bio printing olayı da söz konusu. Yanmış bir el derisini, printerdan, hastanın DNA yapısına uygun olarak basıp, yanmış yeri söküp, yeni deriyi monte etmekte mümkünmüş. Bu da 3d printerlar için tibbi bir devrim aslında. Günün birinde kalp (canlı), mide, akciğer karaciğer bile basılabileceğini, bunların hasta olan organlarımızla yer değiştireceğini bile sanıyorum. (çok mu hayalperestim…. Acaba?)

Gelelim kendi alanıma yani kil şekillendirmesine. Aşağıdaki videoyu gördüm ve “ben bundan kesinlikle istiyorum” demekten kendimi alıkoyamadım. Bu aletten istiyorum. Bulamasam bile ben yapacağım. Bakın nasıl çalışıyor.

Uzun lafın kısası, 3d printerlar kişisel üretime yöneliyor. Bu durum tıpkı, toprağı ekip biçen insanın kendi yiyeceğine sahip olması gibi, matbaanın bulunması ve her insanın kitaba ulaşabilmesi gibi, televizyonun kişisel kullanıma açılması ve her eve girebilmesi gibi, bilgisayarın her eve girebilmesi gibi, 3d printerların da insana direkt ulaşmaya başlaması devrimsel bir süreç daha izleyeceğimizin ip uçlarını veriyor bana.

Reklamlar

2 Comments

  1. yurtdışında katıldığım bir konferansta yapılan bir sunumunda 3d printing olayından haberdar olmuştum. Ben de çok etkilenmiştim.. zanaat, sanat, tasarım ilişkilerinin bir kez daha sorgulanacağı bir gelişme. Biyoprinting olayı da ayrıca merak uyandırıcı..

    Beğen

    Cevapla

  2. Ben tabii konuyu yakından izleyen biri olmadığım için geçen hafta sonu gittiğim sergide bu teknolojinin parmak insanlar yaratmak için kullanıldığını görünce çok şaşırmıştım. Aslında daha önce Tıme dergisinin bir kapağını (100. yıl falandı galiba) bu şekilde basıldığını da okumuştum. Ama işte bazen bir şeyi anlamak için birkaç kez karşına çıkması gerekiyor. Bu seramik yapan da acaipmiş. Kardeşim (seramikçi) ne düşünür acaba, merak ettim.

    Beğen

    Cevapla

Yorumlarınızı Bekliyorum...

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s